Hayvancılıkta amaç para kazanmak ve kâr etmektir.
Süt hayvancılığı doğası gereği her yönüyle uzun vadeli planlama, sabırlı ve düzenli çalışma isteyen zor ve bıktırıcı tarımsal bir faaliyettir.
Hayvanlar doğumlarından itibaren tüm yaşamları boyunca titizlik gerektiren bakım ve ilgi isterler. Hayvanların bayramı, tatili, mesai saati ve işe ara vermeleri yoktur. Ancak, hayvanları seven ve hayvancılığı severek yapan insanlar, onların barınak, bakım ve besleme gibi her türlü isteklerini dikkate alarak başarılı olurlar.
Evinin ihtiyaçlarını karşılamak için 1-2 inek bulunduran ve ihtiyaç fazlası sütü satarak harçlık yapan ve diğer zirai işlerle geçimini sağlayan üreticilerin, bitkisel üretimlerinin bir kısmını ve atıl işgüçlerini hayvanlarla değerlendirmeleri, dana-düve satarak sermaye sıkıntılarını aşmaları için çok iyi bir yöntemdir. Ancak bu uygulamanın kârlı bir hayvancılık olduğunu söylemek zordur.
Hayvancılığı ayrı bir iş olarak benimseyenler, günde en az 500 litre sütün üretildiği 20 civarı sağılır inekle, yeterli işletme büyüklüğüne ulaşarak, verimliliği artırmak ve maliyeti düşürmek suretiyle kârlı bir süt sığırcılığı yapabilirler.
Kar edebilecek ortalama işletme büyüklüğüne ulaşmış bir süt sığırcılığı işletmesi, işletmecisine çok iyi bir refah düzeyi sağlayacaktır. Sanayi ile entegre olmuş, bilgiyi satın alabilen profesyonel hayvan yetiştiricilerinin kendilerini ve işletmelerini sürekli geliştirerek, sürdürülebilir işletme yapısına ulaşmaları çok kolaydır.
1- İşletme kuruluşunda yer tercihi ve planlama iyi yapılmalı, imar, sağlık ve çevre mevzuatı dikkate alınmalı, su, elektrik, yol, haberleşme ve pazar garanti edilmelidir.
İşletme kurmak için satın alınacak veya ayrılacak arazi,planlanan barınak, sağımhane,yem deposu, silaj yeri, bakıcı evi gibi yapılar imar mevzuatına uygun seçilmeli, çevre ile hiçbir problem oluşturmamalıdır.
Hayvanlara yeteri miktarda ve insanlar tarafından da içilebilir özellikte temiz su temin edilmeli, elektrik ulusal şebekeden alınmalı ve ayrıca jeneratörle yedeklenerek kesintisiz enerji sağlanmalıdır.
İşletmenin yaz ve kış her koşulda, her türlü vasıta (traktör, kamyon, taksi vb) ile kolay ulaşılabilecek yolu olmalı ve haberleşme imkanı sağlanmalıdır.
Hatalı yer tercihi yapıldığında su temini, yol yapımı veya elektrik getirilmesi çok büyük masrafları gerektirmekte ve işletmenin ekonomik olmasını engellemektedir.
Sütten iyi gelir sağlayabilmek için üretilen sütün değer fiyatına satılması garanti edilmeli ve sütün mandıra, fabrika veya toplama merkezlerine taşınması ucuz, kolay ve güvenli olmalıdır.
2- Hedeflenen işletme kapasitesi belirlenmeli, işe az hayvanla başlanmalı, ancak ekonomik işletme büyüklüğüne kısa sürede ulaşılmalıdır.
Yurtiçi ve yurtdışındaki modern işletmeler ziyaret edilerek etüd edilmeli ve danışmanlık hizmeti alınarak ne kadar yatırımla ne yapmak istendiğine doğru karar verilmelidir.
Bu safhada öz kaynaklara güvenmelidir.Belli kanun,yönetmelik ve tebliğlere göre devletçe sağlanacağı belirtilen teşviklerin hiç kullanılamayacağı veya çok gecikebileceği, derde derman olmayabileceği düşünülmelidir. Öz kaynaklar işletme yatırımrna harcanarak hayvansız veya işletme sermayesiz kalmamalıdır.
Süt sığırcılığı işletmelerinde inek adedinin belli bir sayının üzerinde olması arzu edilir. Ülkemizde de bu tür işletmelerin ticari işletmelere dönüştürülmesi, örneğin inek sayısının en az 30′ a çıkarılması hedeflenmelidir. Böylece işletmelerde modern sağım yerinin kurulması ve modern barınak sistemlerinin yapılması mümkün olacaktır. Başlangıçta inek sayısı az olsa bile ilerideki gelişmeler dikkate alınarak en az 30 sağılır ineğe göre barınaklar planlanmalı, böylece işletmelerin gelişmelerinde teknoloji kullanılmasına olanak verilmelidir.
Süt hayvancılığında yoğun iç ve dış rekabet yaşanmakta olup, ekonomik bir büyüklüğe ulaşamayan işletmeler yaşama şansı bulamaz. İngiltere’de 1933 yılında 17 baş olan ortalama hayvan sayısı 1994 yılında 74 hayvana,2005 yılında 98 hayvana yükselmiştir. Hollanda’da ortalama işletme büyüklüğü ise 2002 yılında 78 hayvan iken 2005 yılında hayvanlardan elde edilen verim büyük miktarda arttırılarak ortalama 56 büyükbaş hayvana düşürülmüştür.
İşe düşünülen kapasitenin ¼ ‘i kadar hayvanla başlanmalıdır. Kısa zamanda işi öğrenerek kendi tecrübesi ve diğer çalışanların tecrübesi artacaktır. Sürü yönetiminde karşılaşılan problemlerin aşılması öğrenildiğinde, diğer bir deyişle 3-6 ay içinde sistem yerleştiğinde kapasite artışlarına sıkıntısızca uyum sağlanabilir. Buzağı doğumlarının her aya dengeli dağıtılması, iş verimliliği, muntazam süt geliri yönünden yarar sağlayacaktır.