Sürü Yönetimi

gönderen admin on Kas 5th, 2009 and filed under Büyükbaş, Büyükbaş Besicilik. You can follow any responses to this entry through the RSS 2.0. You can leave a response or trackback to this entry

Bir süt sığırcılığı işletmesinin amacı mümkün olduğu kadar az girdi kullanarak en fazla üretim ve karı sağlamaktır. Alış ve satış fiyatlarını belirlemek gibi ticari işler dışında, bu amaca hizmet edecek uygulamalar sürü yönetimi olarak nitelendirilebilir.

Bir süt sığırı sürüsünden alınacak verim doğrudan döl verimi ile ilişkilidir. Bu nedenle işletmede döl verimini artırma çabaları öncelik alır. Döl verimini arttırmak için kızgınlığın iyi izlenmesi gerekir. Kızgınlığın yılda dağıldığı sürülerde bu bir zorunluluktur. Bu aşamada başarısızlık döl verimini doğrudan olumsuz etkiler. Kızgınlığın yılda dağıldığı sürülerde bu bir zorunluluktur. Bu aşamada başarısızlık döl verimini doğrudan olumsuz etkiler. Kızgınlık gösterenleri belirlemek amacıyla günde 2-3 kez yaklaşık yarım saat süreyle, sürüyü gözetlemek gerekir.

Doğumdan bunu izleyen gebeliğe kadar geçen süreye servis periyodu denir. Bu sürenin, yüksek gebelik oranı ve yaklaşık yılda bir doğum sağlayacak şekilde gerçekleşmesine çalışılmalıdır. Olaya bu açıdan bakıldığında örneğin 365 günde bir doğum için ineğin doğumunu izleyen 85. günde ( 365-280 ) gebe bırakılması arzulanır. Bilindiği üzere ineklerin gebe kalmaları için kızgınlık göstermeleri gerekir ve bu gebe kalmadıkları sürece ortalama 211 günde bir tekrarlanır. Ayrıca bir inek doğurur doğurmaz kızgınlık göstermez. Doğumdan sonra ilk kızgınlığın görülmesi 3-6 hafta içerisinde olur. Bu bilgiler ve inekler arasında, doğumdan ilk kızgınlığa kadar geçen süre ile, gebe kalma olasılığı ve ilk kızgınlık arası süre bakımından var olan farklılıklar dikkate alınarak, doğumu izleyen 45. günden sonra görülen kızgınlıklarda tohumlama önerilir. Bir başka ifade ile tohumlama doğumu izleyen ilk değil ikinci kızgınlıkta yapılmalıdır. Böylece sürüde iki doğum arası süreyi bir yıl civarında tutmak mümkündür. Şöyle ki; ineklerin tamamı 45. günde kızgınlık göstermezler. Ortalama süre 55 gün kabul edilebilir. Eğer bu gebelik için 1.7 tohumlama gerekiyorsa; bu, servis periyodunun ( 21 x 0.7 ) 15 gün uzaması demektir. Böylece servis periyodu 70 güne ulaşmış olur. Bu değer 280 gün olan gebelik süresi eklendiğinde de iki doğum arası sürenin 350 gün olacağı kolayca hesaplanabilir.

Gebe kalan inek gebeliğinin yaklaşık son 1.5-2 ayında sağılmamalıdır. Kuruda kalma dönemi olarak bilinen bu sürenin uzaması, hayvanın geç gebe kalmış olmasından kaynaklanmıyorsa, o laktasyon süt verimini azaltır. Eğer kuruda kalma süresi önerilenden kısa, yani kuruya çıkarma tarihi ile doğurma tarihi arasındaki süre 45-60 günden az ise onu takip eden dönemde süt verimi düşer.

Sürü yönetiminde üzerinde önemle durulması gereken bir iş de önceki bölümlerde açıklanan sağımdır. Sağım konusunda önem verilmesi gereken uygulamaları; sağımlar arası sürülerin birbirine yakın olması, sağım esnasında ineklerin huzursuz edecek hareketlerden kaçınılması, sağımcılar, sağım makinesi, süt kapları ve sağım yerinin temizliğinin sağlanmasıdır.

Sürüde yeni doğanların bakımı da oldukça önemlidir. Numaralama, boynuz köreltme ve yeme alıştırma bu tip işler arasında sayılabilir.

Boynuz köreltme, hayvanların kolay idare edilebilmelerini sağlamak amacıyla, kimyasal veya fiziksel yollardan boynuzların büyümesini sağlayan dokunun öldürülmesidir.

Daha önce kısaca değinilen numaralamada seçilecek yöntemin bir takım özellikleri olsun istenir. Bunlar kolay uygulanma, kolay okuma, kalıcı olma ve hayvana zarar vermeme biçiminde sıralanabilirler.

Özellikle meraya çıkarılmayan hayvanlarda tırnaklar uzar ve bu uzama zamanla çeşitli sorunlara yol açar. Bu sorunlardan en önemlileri yürüme güçlüğü, iskelet bozukluğu, tırnaklarda meydana gelen çatlakların hastalık etmenleri için uygun bir giriş oluşturması ve erkek hayvanlarda aşım güçlüğüdür. Bunlara meydan vermemek için hayvanların tırnakları sık sık gözden geçirilmeli ve hiç olmazsa altı ayda bir tırnak kesimi ve bakımı yapılmalıdır. Tırnak kesiminde, hayvanın insanlara ve kendine zarar vermeyecek şekilde zaptedilmesi ve kesimin tırnağın normal şekline ve yumuşak dokusuna zarar vermeyecek şekilde yapılmasına özen gösterilmelidir.

Özellikle kapalı bağlı ahırlarda tutulan hayvanlar aşırı kirlenirler. Ayrıca yemleme sırasında oluşan tozlar derideki gözenekleri kapatır. Deride gübre nedeniyle meydana gelecek kirlenmeyi azaltmak için kirlenmenin yoğun olduğu arka kısım ve kuyruk kırkılabilir. Buna rağmen oluşan kirin ve tozların hayvan üzerinden atılması için zaman zaman tımar yapılır. Tımarda birkaç demir tarağın değişik formlarda bir araya getirilmesiyle elde edilen kaşağı, fırça ve kıldan örülmüş eldiveni andıran gebelerden yararlanılır. Yalnız tımar işleminin sağımdan en az bir saat önce bitirilmesi istenir. Aksinde tımarla ahır ortamına karışan toz zerrecikleri sağım sırasında sütün kirlenmesine yol açabilir.

Bir süt sığırcılığı işletmecisi, özellikle kaba yem stokunu bozulmadan tutabilmeli, çevreye zarar veremeyecek bir alanda ve formda toplanan gübreden en etkili şekilde yararlanmalıdır.